Son dakika: Memurlara sosyal medya düzenlemesi! YÖK yazıyı üniversitelere gönderdi: Kritik ayrıntı ortaya çıktı
Devlet memurlarının sosyal medya platformları üzerinden içerik üretmesi, YouTube gibi platformlardan gelir elde etmesi ve mobil uygulama geliştirmesiyle ilgili dikkat çeken gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan görüş yazısında, bu faaliyetler sonucu elde edilen gelirin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28'inci maddesinde yer alan yasaklar kapsamında olduğu değerlendirildi.
Söz konusu yazı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildi. YÖK de görüşü tüm devlet üniversitelerine iletti.
CUMHURBAŞKANLIĞI'NA GÖRÜŞ SORULDU
Tüm bu süreç, YÖK'ün 17 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı’ndan akademisyenlerin dijital mecralardaki faaliyetlerinin hukuki durumuna ilişkin görüş istemesiyle başladı.Ardından YÖK’ün talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı 20 Ağustos 2026 tarihinde bir değerlendirme raporu hazırladı.
Bu değerlendirmeyi baz alan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği (Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü), 2 Eylül 2026 tarihli resmi yazısını YÖK’e tebliğ ettive YÖK de üniversitelere bildirimde bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün yazısında, devlet memurlarının içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlarda gerçekleştirdikleri faaliyetler sonucunda elde ettikleri gelirin, 657 sayılı Kanun'un 28'inci maddesinde yer alan yasaklar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda görüş talep edildiği belirtiliyor.
657 SAYILI KANUN'UN 28'İNCİ MADDESİ NE DİYOR?
Cumhurbaşkanlığı yazısında öncelikle devlet memurları açısından temel düzenlemeye dikkat çekiliyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlıklı 28'inci maddesinde memurların Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamayacağı belirtiliyor.
Aynı maddede memurların ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacağı, ticari mümessil veya ticari vekil olamayacağı ve belirli şirketlerde ortaklık yapamayacağı düzenleniyor.
Bunun yanında memurların mesleki faaliyet veya serbest meslek icrası amacıyla ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamayacağı, gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait herhangi bir iş yerinde çalışamayacağı hüküm altına alınıyor.
Madde uyarınca memurlar;
- Türk Ticaret Kanunu bakımından tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamaz.
- Ticaret ve sanayi kuruluşlarında görev alamaz.
- Ticari mümessil veya ticari vekil olamaz.
- Kollektif şirkete ortak veya komandit şirkete komandite ortak olamaz.
- Mesleki/serbest meslek faaliyeti yürütmek amacıyla ofis, büro, muayenehane vb. açamaz.
- Gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait herhangi bir işyerinde çalışamaz.
- Vakıf üniversitelerinde çalışamaz.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, akademisyenlerin dijital mecralardaki faaliyetlerden gelir elde etmesini "esnaflık" veya "ticari faaliyet" saymış oluyor.
SOSYAL MEDYA GELİRLERİ NEDEN GÜNDEME GELDİ?
Görüş yazısının en dikkat çekici bölümü ise Gelir Vergisi Kanunu üzerinden yapılan değerlendirme. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtiliyor. Bunun yanında kanunda sosyal içerik üreticileri, internet üzerinden verilen bazı hizmetler ve mobil uygulama geliştiricileri için özel bir gelir vergisi istisnası bulunuyor.
Mükerrer 20/B maddesinde; internet ve benzeri elektronik ortamlarda metin, görüntü, ses ve video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin elde ettiği kazançlar ile internet üzerinden verilen bazı hizmetler ve mobil uygulama geliştirenlerin uygulama paylaşım ve satış platformlarından elde ettikleri kazançların, belirli şartlarla gelir vergisinden istisna edildiği belirtiliyor.
KRİTİK AYRINTI ORTAYA ÇIKTI
Vergi istisnası var ama memurluk açısından durum farklı değerlendirildi. Burada kritik ayrıntı ortaya çıkıyor. Söz konusu faaliyetler için vergi mevzuatında belirli şartlarla istisna bulunması, Cumhurbaşkanlığı görüşüne göre devlet memurlarının bu faaliyetlerden gelir elde etmesinin serbest olduğu anlamına gelmiyor.
Yazıda, Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/B maddesindeki istisnadan yararlanılabilmesi için Türkiye'de kurulu bankalarda hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap üzerinden tahsil edilmesi şartı bulunduğu aktarılıyor.
Bankaların da bu hesaplara aktarılan hasılat üzerinden aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 gelir vergisi tevkifatı yapması öngörülüyor.
Ancak Cumhurbaşkanlığı'nın değerlendirmesinde vergi yönünden istisna uygulanabilmesi ile 657 sayılı Kanun açısından kazanç getirici faaliyette bulunma yasağı birbirinden ayrı değerlendiriliyor.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI'NIN GÖRÜŞÜ ALINDI
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, konuyu değerlendirmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan da görüş istedi. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 20 Ağustos 2026 tarihli cevabi yazısı, Cumhurbaşkanlığı'nın değerlendirmesinde temel dayanaklardan biri oldu.
Gelir İdaresi'nin değerlendirmesinde, bir faaliyetin ticari faaliyet sayılabilmesi açısından faaliyetin bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve faaliyetin kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ifade edildi.
YOUTUBE VE İÇERİK ÜRETİCİLİĞİ İÇİN KRİTİK DEĞERLENDİRME
Yazının en net ifadelerinden biri, sosyal içerik üreticiliği ve YouTube gibi platformlardan elde edilen gelirlerle ilgili bölümde yer alıyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı'nın değerlendirmesi aktarılarak, sosyal içerik üreticilerinin internet üzerinden paylaştıkları metin, görüntü, ses ve video içeriklerinden elde ettikleri kazançların; internet üzerinden verilen bazı hizmetlerden sağlanan gelirlerin ve mobil uygulama geliştiricilerinin elektronik uygulama platformlarından elde ettikleri kazançların ticari kazanç kapsamında vergilendirildiği belirtiliyor.
Bu faaliyetler belirli şartlarla Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/B maddesindeki istisnadan yararlanabiliyor. Ancak ardından memurlar açısından kritik değerlendirme geliyor.
“657 SAYILI KANUN'UN 28'İNCİ MADDESİNDEKİ YASAK KAPSAMINDA”
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü yazısında, devlet memurlarının içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlarda gerçekleştirdikleri faaliyetler nedeniyle elde ettikleri gelirin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28'inci maddesinde yer alan yasak kapsamında olduğu değerlendiriliyor.
Yazının devamında da söz konusu faaliyetlerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesine göre ticari kazanç olarak değerlendirildiği ve belirli şartlarla mükerrer 20/B kapsamında gelir vergisi istisnasına konu edilebildiği vurgulanıyor.
Ardından sonuç tekrar açık biçimde ifade ediliyor:
"Hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; Devlet memurlarının içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve Youtube gibi platformlarda gerçekleştirdikleri faaliyetler nedeniyle elde ettikleri gelirin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesinde yer alan yasak kapsamında olduğu değerlendirilmektedir." görüşüne yer vermiştir. Konuya ilişkin Başkanlığın yazısından da anlaşılacağı üzere, söz konusu faaliyetler 193 sayılı Kanunun 37'nci maddesine göre ticari kazanç olarak değerlendirilmekte ve şartları dahilinde aynı Kanunun mükerrer 20/B maddesinde düzenlenen istisnaya konu edilebilmektedir.
YAZI TÜM DEVLET ÜNİVERSİTELERİNE GÖNDERİLDİ
Cumhurbaşkanlığı'nın görüş yazısı YÖK'e iletildikten sonra Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 1 Eylül 2026 tarihli yazıyla tüm devlet üniversitelerine gönderildi.
YÖK'ün yazısında, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nden alınan görüş yazısının üniversitelere iletildiği ve gereğinin yapılmasının istendiği görülüyor.
MEMURLAR ARTIK SOSYAL MEDYA KULLANAMAYACAK MI?
Ortaya çıkan yazının içeriği “memurlar sosyal medya kullanamaz” şeklinde genel bir yasak getirmiyor. Belgenin doğrudan ele aldığı konu; memurların içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlardaki faaliyetleri sonucunda gelir elde etmesi ve bu gelirin 657 sayılı Kanun'un 28'inci maddesindeki yasak kapsamında değerlendirilmesi.
Dolayısıyla tartışmanın merkezinde sosyal medya hesabı açmak veya içerik paylaşmak değil, kazanç sağlayan faaliyet bulunuyor.
Bir diğer önemli ayrıntı ise yazının yeni bir kanun değişikliği olmaması. Belge, mevcut 657 sayılı Kanun'un 28'inci maddesi ile vergi mevzuatındaki düzenlemeler üzerinden hazırlanmış bir idari görüş niteliğinde.